5 Mart 2009 Perşembe

hipoglisemi

genelde kilo takıntılı bir tipim.az da olsa çok ta bana hep kilo vermem gerekiyormuş gibi gelirdi. 55 kg da bile rejim yapmak zorunda hissederdim kendimi.(yapmazdım o ayrı mesele)sağlıklı beslenmeyle ilgili çok okurum,pek çok şeyi de tutarım aklımda.uygulama eh işte...
üniversite yıllarımda hiç 60 ı geçmedim.iş hayatınıda ofis ve şantiye diye ikiye ayırırsam ilkinde alır ikincide hiç sıkıntı olmadan verirdim. hele 7/24 e yakın çalıştığım(uyumadığım her an çalışıyordum hakikaten) dört telefonlu son dönemimde 57 kilolarda gezdim iki sene.ne zaman aşık oldum , evlendim o zaman 63 ü gördüm. bebek için tedaviler geçirilen bir ohss ile 75 kilo ile hamile kaldım. düşük tehlikesi ve şımarıklık ile 95 ile neredeyse yuvarlanarak ameliyathanenin yolunu tuttum.( kesin veririm diyordum dert etmiyordum)hemen 80 e indim.ardından spor( bir ay kadar)rejim (yine bir ay) derken 2 kilo aldım. bebeğim emmeyi bırakmasın , aman süt azalmasın diye ondan bundan derken baktım işin ucu kaçıyor , tuttum bir iç hastalıkları uzmanının yolunu.
oooo meğer bende en basit problem kiloymuş.kolestrol üst sınırı epey geçmiş,karaciğer foksiyonları bozuk,karaciğer yağlanmış ve esas problem HİPOGLİSEMİ.
AMAN;
açlık-tokluk şeker ölçümleri ile tatmin olmayın ,insülin direncinize baktırın.
senede 2 kere A1C testi yaptırın.
ailenizin öyküsünü öğrenin
maalesef bu epey mühim rahatsızlık kilo vermeyi engelliyor.
sürekli yüksek salınan insülin kişinin hep acıkmasını sağlıyor.
detaylı bilgi için http://www.gata.edu.tr/dahilibilimler/endokrinoloji/default.asp?sayfa=main&s=hipoglisemi&m=hi

ömür boyu kullanmam için ilaç, diyet listesi ve hergün yürüyüş verdi. bebeğim az da olsa emdiği için ilacı erteledim. diyetin bugün 1. günü idi.kafam karmakarışık halsizim...